HİÇBİR ŞEY YETMEYECEK…
Hiçbir şey yetmeyecek, hiçbir şey kelimelere dökülemeyecek ya da hiçbir şey benim istediğim gibi olmayacak. Bir şeyleri beklemek, bir şeyleri istemek bu hayatta kavuşulacak bir…
Anomi, toplumsal yapının birey üzerindeki düzenleyici etkisini yitirmesiyle ortaya çıkan normsuzluk, değersizlik, yönsüzlük ya da boşluk hissi olarak tanımlanabilir.
Anomi, Émile Durkheim tarafından ortaya atılan bir kavramdır ve toplumsal normların zayıfladığı, bireylerin neyin doğru neyin yanlış olduğunu bilemez hale geldiği normsuzluk durumudur. Bu durum özellikle ani değişim dönemlerinde (krizler, savaşlar, ekonomik çöküşler vb.) ortaya çıkar. En çok Émile Durkheim ve Robert K. Merton’un çalışmalarıyla anılır.
Devrimci anomi, mevcut sosyal, politik ve kültürel düzenin devrim yoluyla yıkılmak istendiği süreçlerde ortaya çıkan:
bir ara dönemdir. Bu dönemde eski düzenin normları işlevsiz hâle gelir, ancak yerine geçecek yeni normlar henüz oluşmamıştır. Devrimci anomi, toplumsal düzenin büyük oranda çözüldüğü, normların geçerliliğini yitirdiği ve mevcut düzenin radikal bir biçimde dönüştürülmeye çalışıldığı dönemlerde ortaya çıkan sosyal kaos ve kuralsızlık durumunu tanımlamak için kullanılan bir sosyolojik kavramdır.
| Özellik | Açıklama |
|---|---|
| Normsuzluk (anomi) | Toplum üyeleri için geçerli kurallar net değildir. |
| Meşruiyet krizleri | Devlet ve kurumlar halk gözünde güvenilirliğini kaybetmiştir. |
| Kimlik bunalımı | Toplum bireyleri aidiyet hissi yitirmiştir, ideolojik kutuplaşmalar artar. |
| Radikal değişim arzusu | Mevcut yapı tümden yıkılmak istenir. Yeni bir düzen kurulma çabası vardır. |
| Şiddet ve kargaşa | Siyasal, sınıfsal veya etnik temelli çatışmalar yoğunlaşabilir. |
Anominin bireysel ve toplumsal düzeyde çok çeşitli sonuçları olabilir. İşte başlıca sonuçları:
Birey kendisini toplumdan ve diğer insanlardan kopmuş hisseder. Değerler ile yaşam arasında bağ kuramaz.
Toplumsal beklentiler ile bireyin imkanları arasındaki kopukluk, psikolojik çöküntülere yol açabilir.
Normların geçerliliğini yitirmesi, bireylerde hayatın anlamsız olduğu düşüncesini doğurabilir.
Bireyler, geleneksel yollardan başarıya ulaşamadıklarında suça yönelebilirler (bkz. Merton’un Sapma Teorisi).
Durkheim’a göre, özellikle anomik intihar, ekonomik ve toplumsal sarsıntılar sonucu normların zayıflamasıyla ortaya çıkar.
İnsanlar arasında güven azalır, dayanışma bozulur, bireyler kendi içlerine çekilir.
Toplum düzeninin sağlanmasında rol oynayan değer ve normlar işlevsiz hale geldiğinde düzen bozulur.
Bireylerin eşitsiz erişimi ve başarısızlık duygusu, sistemin adaletine olan inancı sarsar.
Eski ve yeni değer sistemleri arasında çatışmalar doğar. Geleneksel normlar ile modern yaşam arasında uyumsuzluk yaşanır.
Durkheim’ın kavramı olan “kolektif bilinç” (toplumsal vicdan), anomi durumlarında çözülür, bireyci yaklaşımlar öne çıkar.
Anomi, sadece bireyin ruhsal yapısını değil, toplumun temel dokusunu da etkiler. Hem mikro düzeyde (bireysel psikoloji) hem makro düzeyde (toplumsal yapı) çözülmeye, gerilime ve istikrarsızlığa yol açar.