Merkantilizm, 16. yüzyıldan 18. yüzyılın sonlarına kadar Avrupa’da egemen olan ekonomik düşünce ve politika sistemidir.
Temel Özellikleri:
- Bir ülkenin zenginliği, sahip olduğu altın ve gümüş (kıymetli madenler) ile ölçülür.
- Devletin ekonomik hayata aktif müdahalesini savunur.
- Dış ticaret fazlası elde etmek en büyük amaçtır: Yani ihracatın ithalattan fazla olması gerekir.
- İthalatı kısmak için gümrük vergileri ve yasaklar, ihracatı artırmak için ise teşvikler uygulanır.
- Koloniler, hammadde kaynağı ve kapalı pazar olarak görülür.
- “Altın-gümüş biriktirme” (bullionizm) en önemli ilkelerden biridir.
- Tarım yerine sanayi ve ticaret ön plandadır.
Önemli Sonuçları
- Avrupa’da sömürgecilik yarışını hızlandırdı.
- Modern devletlerin ve millî ekonomilerin temellerini attı.
- Kapitalizmin gelişiminde önemli bir aşama oldu.
- Serbest ticareti savunan klasik iktisat (Adam Smith ve sonrası) için bir karşıt fikir zemini oluşturdu.
Tarihsel Bağlam:
- Feodal düzenin çözülmesi, coğrafi keşifler ve sömürgecilikle birlikte ortaya çıktı.
- İngiltere, Fransa, İspanya ve Hollanda gibi ülkelerde devlet gücünü ve sömürgeciliği besleyen ekonomik düşünce haline geldi. 18. yüzyıl sonlarında Adam Smith ve klasik iktisat anlayışıyla eleştirilerek yerini liberalizme bıraktı.
- Merkantilizm = “Devletçi, ihracatçı, altın-gümüş biriktirici ekonomi politikası”
Edebiyata Yansımaları
- Hiciv ve Eleştiri:
- Merkantilizmin “zenginlik = altın/gümüş” anlayışı, dönemin hiciv şiirlerinde ve romanlarında alay konusu olur.
- İngiliz edebiyatında Jonathan Swift’in (Gulliver’s Travels, 1726) ve Daniel Defoe’nun (Moll Flanders, 1722) eserlerinde, ticaret ve paranın insan ilişkilerini bozması eleştirilir.
- Romanın Doğuşu:
- Merkantilist dönemde birey, ticaret ve sermayeyle özdeşleştiği için roman kahramanları da “tüccar, maceraperest, kolonyal seyyah” tiplerinden oluşur.
- Defoe’nun Robinson Crusoe (1719) eseri, merkantilist bireyin “doğayı kolonileştirme” ideolojisinin bir alegorisi gibidir.
- Fransız Edebiyatı:
- Molière ve Voltaire, altın ve ticaret hırsını ahlâkî yozlaşma ile bağdaştırır.
- Voltaire’in Candide (1759) romanında, servet arayışı bireyi mutluluk yerine felakete sürükler.
Felsefeye Yansımaları
- Thomas Hobbes & Jean Bodin:
- Güçlü devletin, ekonomiyi sıkı kontrol altında tutması gerektiğini savunarak merkantilizme zemin hazırladılar.
- Montesquieu:
- Ticaretin uygarlığı geliştirdiğini söylese de, merkantilizmin aşırı servet hırsını eleştirdi.
- Adam Smith (1723–1790):
- Ulusların Zenginliği (1776) ile merkantilizmi yerden yere vurdu.
- Ona göre zenginlik sadece altın-gümüş değil, emek üretkenliği ile ölçülmeliydi.
- Aydınlanma Felsefesi:
- İnsan aklını özgürleştirme çabasıyla paralel biçimde, merkantilizmin dar “hazineci” bakışını sorguladı.
Toplumsal ve Sanatsal Etkiler
- Tiyatroda: Para, altın ve servet tutkusu karakterlerin trajedisinin kaynağıdır.
- Resimde: Hollanda Altın Çağı’nda ticaret zenginliğini yansıtan natürmortlar, gemi tabloları, pazar ve çarşı sahneleri ön plana çıktı.
- Şiirde: “Zenginlik, altın, gümüş” mazmunları aşkın yerini alarak toplumsal eleştiriye dönüştü.
Türk Romanında Merkantilizmin İzleri
Merkantilizm doğrudan Osmanlı’da bir “ekonomik sistem” olarak yerleşmemiş olsa da, Tanzimat’tan sonra Batı ile artan ticari ilişkiler, tüccar sınıfının öne çıkışı ve paraya dayalı ilişkiler romanlara yansımıştır.
1. Tanzimat Romanı (1860’lar – 1890’lar)
- Osmanlı toplumunda Batılılaşma ve ticaret ilişkilerinin artışı, romanlarda tüccar karakterlerin doğmasına yol açtı.
- Ahmet Mithat Efendi’nin romanlarında (Felâtun Bey ile Rakım Efendi):
- Rakım Efendi çalışkan, ticaretle uğraşan, üretken bir tiptir.
- Felâtun Bey ise mirasyedi, tüketim düşkünü ve Batı özentisi biridir.
- Burada çalışma + ticaret → erdem, boş tüketim → çöküş karşılaştırması yapılır.
- Bu, merkantilist zihniyetin edebî izdüşümü olarak okunabilir: “zenginlik çalışarak ve ticaretle elde edilir.”
2. Servet-i Fünun Romanı (1890’lar – 1900’ler)
- Sanatçıların bireyselci tutumlarına rağmen, eserlerde mali zorluklar, miras kavgaları, zenginlik arayışı öne çıkar.
- Halit Ziya’nın Mai ve Siyah’ında Ahmet Cemil’in hayalleri ile ticaret dünyası arasındaki çelişki, dönemin ekonomik atmosferini gösterir.
- Toplumsal yapıda sermayesi olan azınlık tüccarlar ile Türk-Müslüman kesim arasındaki farklar işlenir.
3. Milli Edebiyat Dönemi (1911 – 1923)
- Savaş yıllarında ekonomik bağımsızlık meselesi gündeme gelir.
- Yakup Kadri’nin Kiralık Konak’ında Batı hayranlığı ve miras üzerinden yozlaşma anlatılırken, ekonomik değerler de tartışmaya açılır.
- Halide Edib’in romanlarında (ör. Sinekli Bakkal), küçük esnaf ve ticaretle uğraşan tipler, ahlaki değerlerin simgesi olarak verilir.
4. Cumhuriyet Dönemi Romanı
- Erken Cumhuriyet romanında “yerli üretim, milli ekonomi” söylemi öne çıkar.
- Merkantilizmin doğrudan etkisi olmasa da, onun mirası olan ticaret, sermaye, zenginlik, ithalat–ihracat farkı gibi meseleler işlenir.
- Reşat Nuri’nin Yeşil Gece’sinde veya Yakup Kadri’nin Ankara’sında ekonomik bağımsızlık, ticaret burjuvazisinin oluşumu işlenir.
Özet
- Tanzimat Romanı: Tüccar sınıfı, ticaret ve çalışma erdemi (Rakım Efendi tipi).
- Servet-i Fünun: Miras, para kavgaları, sermaye farkı.
- Milli Edebiyat: Ekonomik bağımsızlık, esnaf-tipolojisi.
- Cumhuriyet Romanı: Milli ekonomi, sermaye–zenginlik tartışmaları.
Kaynakça
- Akyüz, K. (1995). Modern Türk edebiyatının ana çizgileri (1860–1923). İstanbul: İnkılap Kitabevi.
- Ercilasun, B. (2006). Servet-i Fünun edebiyatı. Ankara: Akçağ Yayınları.
- Göçgün, Ö. (1989). Yakup Kadri Karaosmanoğlu: Sanatı, şahsiyeti, eserleri. Ankara: Kültür Bakanlığı Yayınları.
- Kaplan, M. (1992). Türk edebiyatı üzerinde araştırmalar 1: Tanzimat ve Servet-i Fünun devri. İstanbul: Dergâh Yayınları.
- Parla, J. (2004). Babalar ve oğullar: Tanzimat romanının epistemolojik temelleri. İstanbul: İletişim Yayınları.
- Uçman, A. (2006). Ahmet Mithat Efendi. İstanbul: Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları.
- Okay, O. (2019). Batı medeniyeti karşısında Ahmet Mithat Efendi. İstanbul: Dergâh Yayınları.