PSİKOLOJİK SORUNLAR: NORMAL OLUP OLMADIĞIMIZI ANLAMAK

Son zamanlarda insan ruhunun derinliklerinde gizlenmiş fırtınaları fark eder oldum. Belki de bu fark ediş, kendi içime dönüp “ben de bu görünmez yaraların bir kısmını taşıyor muyum?” diye kendimi yoklamama yol açtı. Yakın çevremle bu düşüncelerimi paylaştığımda, onların da benzer sorgulamalar içinde olduğunu gördüm. Demek ki “normal” dediğimiz şey, herkesin kendine biçtiği bir gölgeydi; üstelik bu gölge, kişiden kişiye değişen, sabit bir hakikati olmayan bir yanılsama…

Zira “normal” kavramı, mutlak bir ölçüt değil; kültürün, zamanın ve bakış açılarının inşa ettiği bir kurgudan ibaret. Birine olağan gelen bir davranış, başkası için sapma sayılabilir. O halde şu soruyu sormak kaçınılmazdır: Biz hakikaten normal miyiz, yoksa yalnızca kendimizi öyle görmeyi mi tercih ediyoruz?

Sosyal medyada rastladığımız kusursuz yaşam tabloları, sanki insanlığın geri kalanının eksiksiz bir hayat sürdüğünü fısıldıyor. Bu yanılsama, bizi kendi varoluşumuzu daha da kuşkulu kılacak şekilde sorgulamaya itiyor. Fakat ya aslında anormalleşen biz değil, içinde yaşadığımız toplumun kendisiyse? Ve biz, bu anormalleşmenin ortasında körleşmiş yolcular gibi gerçeği seçemez hale gelmişsek?

Belki de asıl mesele, kendimizi başkalarının terazisinde tartmaktan vazgeçmek; yargılar yerine içsel farkındalıkla yüzleşmek. Zira hakikat, dışarıda parıldayan vitrinlerde değil, insanın kendi içsel gelişiminde saklıdır. Başkalarının gölgelerine bakarak varoluşun hakikatine ulaşmak mümkün değildir; asıl yol, kendi özüne dönüp oradaki sesi işitmekten geçer.

Bunları düşünürken acaba ne gibi psikolojik rahatsızlıklar var diye bir bakayım dedim ve sonuçta böyle bir yazı ortaya çıktı.

Psikolojik rahatsızlıklar, zihinsel ve duygusal işleyişin bozulduğu, bireyin günlük yaşamını derinden etkileyen durumları tanımlar. Bu rahatsızlıklar, kişinin düşünme, hissetme, davranış sergileme ve sosyal ilişkiler kurma şekillerinde olumsuz değişikliklere yol açabilir. Örneğin, bir birey anksiyete bozukluğu yaşıyorsa, bu durum onun sosyalleşme yeteneğini zayıflatabilir ve günlük hayatta basit görevleri bile yerine getirmekte zorluk çekmesine neden olabilir. Psikolojik rahatsızlıklar genellikle çeşitli faktörlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkar; genetik, biyolojik, çevresel ve psikolojik etmenler bu durumu etkileyebilir. Genetik olarak yatkınlığı olan kişiler, stresli yaşam olaylarına maruz kaldıklarında bu rahatsızlıkları daha kolay geliştirebilirler. Ayrıca, erken dönem travmalar, bireyin zihinsel sağlığını kalıcı şekilde etkileyebilir. Bu nedenle, psikolojik rahatsızlıkların anlaşılması ve tedavi edilmesi, bireyin yaşam kalitesini artırmak adına kritik öneme sahiptir.

Not: Yukarıdaki bilgiler çeşitli kaynaklar incelenerek derlenmiştir…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir